Uğur Umutluoğlu ile röportaj gerçekleştirdik,

# Uğur Umutluoğlu kimdir ?
1982 İstanbul doğumluyum. 2006 yılında ODTÜ’den mezun oldum ve 2004 yılından beri profesyonel anlamda birçok şirkette eğitmen, uygulama geliştirici ve danışman olarak çalıştım. Şu an Türk Telekom iştiraki olan Innova’da Uygulama Geliştirme Uzmanı olarak çalışmaktayım. Ağırlıklı olarak web tabanlı projeler üzerinde çalışmaktayım. Kod yazmaktan, üretmekten, bildiklerimi paylaşmaktan zevk alıyorum. 2006 yılından beri üniversiteler ve farklı platformlarda seminerler, internet ortamında da webinerler düzenleyerek birçok insanla bildiklerimi paylaşmak gibi özel ve güzel bir uğraş içerisindeyim. Bunların dışında yazdığım makaleler ve kitaplar da bulunmakta. Özellikle ASP.NET platformunda yaptığım çalışmalar ve paylaşımlardan ötürü Microsoft tarafından 2009 yılında MVP(Most Valuable Professional) ödülüne layık görüldüm.
# Uğur Umutluoğlu kimdir ?
1982 İstanbul doğumluyum. 2006 yılında ODTÜ’den mezun oldum ve 2004 yılından beri profesyonel anlamda birçok şirkette eğitmen, uygulama geliştirici ve danışman olarak çalıştım. Şu an Türk Telekom iştiraki olan Innova’da Uygulama Geliştirme Uzmanı olarak çalışmaktayım. Ağırlıklı olarak web tabanlı projeler üzerinde çalışmaktayım. Kod yazmaktan, üretmekten, bildiklerimi paylaşmaktan zevk alıyorum. 2006 yılından beri üniversiteler ve farklı platformlarda seminerler, internet ortamında da webinerler düzenleyerek birçok insanla bildiklerimi paylaşmak gibi özel ve güzel bir uğraş içerisindeyim. Bunların dışında yazdığım makaleler ve kitaplar da bulunmakta. Özellikle ASP.NET platformunda yaptığım çalışmalar ve paylaşımlardan ötürü Microsoft tarafından 2009 yılında MVP(Most Valuable Professional) ödülüne layık görüldüm.
# MVP unvanı hakkında kısaca söz eder misiniz ?
Most Valuable Professional, yani En Değerli Profesyonel Microsoft tarafından belirli alanlarda yaptığı çalışmalar ve paylaşımlardan ötürü bilişim sektöründeki profesyonellere verilen bir ünvandır. Bu ünvanın verilmesindeki en önemli kriterlerden birisi yapılan çalışmaların gönüllü olarak, karşılık beklenmeden yapılmış olmasıdır. Şu an Türkiye’de 43 kişi bu ünvana sahip.
# Türkiyede yazılım sektörünü nasıl görüyorsunuz? Geliştirme düzeyinde sıkıntılar, acemillikler oluyor, bunlar sizce birer sıkıntı mı, yoksa şartların gereği mi?
Millet olarak istediğimiz zaman çok iyi işler çıkarabiliyoruz. Ancak yazılım geliştirme konusunda çok ciddi potansiyelimiz olmasına rağmen sektöre baktığımızda bu potansiyelin gerçek seviyelere ulaşamadığını görüyoruz. Bugün ülkemizde gerçekleştirilen yazılım projelerinin çoğu gerekli analizler yapılmadan, sağlam altyapılar ve mimariler üzerine kafa yorulmadan gerçekleştiriliyor. Hatta geliştirilen birçok yazılımın ciddi test süreçlerinden dahi geçmediğini görebiliyoruz. Tüm bunlar üretilen yazılımlarınve dolayısıyla sektörün istenilen noktalara gelmesini engelliyor. Ancak burada piyasa şartlarını da göz ardı etmemek lazım. Kurumlar ve şirketler çoğu zaman bir yazılım evinden talep ettikleri ürünleri gerçekçi olmayan şartlarda ve çok kısa zamanlarda gerçekleştirilmesini isteyebiliyor. Yani siz kaliteli bir ürün üretmek isteseniz de şartlar size zorunlu olarak o ürünü doğru olmayan yöntemlerle üretmeye zorluyor. Sonuçta ülkemizdeki yazılım sektörünün diğer gelişmiş ülkelerin gerisinde olduğunu söyleyebiliriz.
# Web tabanlı uygulamaları sektör nasıl algılıyor? Bu yöne bir geçiş varmı? İleriye dönük kayma olacak mı?
Çok değil, 5-6 sene önce bir firmaya stok takiplerini web sitesi üzerinden gerçekleştireceği bir uygulama geliştirmeyi teklif etseniz bunu kabul etmez, hatta böyle bir projenin çok gereksiz ve kullanılmayacak bir yatırım olacağını söylerdi. Ancak günümüz şartlarında web uygulamaları artık vazgeçilmez bir araç haline geldi herkes için. Aslında bu yöne geçiş çoktan başladı, hatta artık doyum noktasına ulaştı ve insanlar web ortamında daha farklı ne gibi deneyimleri kullanıcılara sunabiliriz derdinde. Yapılan web uygulamalarının 2.0, 3.0 sürümleri hazırlanıyorbugünlerde, Silverlight gibi bir teknolojinin getireceği deneyim farklılığı bugün birçok kurumu bu tarz uygulamalara yönlendirmeye başladı bile.
# Projelerinizde kullandığınız teknoloji, platformlar nelerdir?
Belki klasik bir cevap olacak ama Microsoft’un her türlü teknoloji ve platformlarını projelerimizde kullanabiliyoruz. Visual Studio, .NET Framework, SQL Server, Reporting Services bunlardan sadece birkaçı. Şu an çalıştığım şirkette geliştirdiğimiz projeler .NET Framework 3.5 ve SQL Server 2008 üzerinde, ORM aracı olarak Entity Framework kullanıyoruz bazı projelerde. Yani yeniliklere olabildiğince hızlı adapte olmaya çalışıyoruz.
# Rakipleri arasından ASP.NET‘i seçim nedeniniz nedir ?
Benim web tabanlı uygulama geliştirme maceram PHP dili ile başladı. Yaklaşık 2 sene kadar ODTÜ Teknokent’te farklı firmalarda PHP ile birçok proje geliştirdim. Ancak ASP.NET’i yakından tanımaya başladıkça aslında bu ortamda çok gelişmiş uygulamaları çok daha hızlı ve pratik şekilde geliştirebileceğimi gördüm. Aslına bakarsanız .NET ortamı bir programcı için okyanus gibi, hangi araçla nereye kadar açılacağınız size bağlı, yeterli bilgi ve tecrübeniz varsa zaten boğulmazsınız bu okyanusta. Masaüstü, web, mobil veya dağıtık mimari uygulamaları fark etmiyor, gerçekten ihtiyacınız olabilecek her şey hazır elinizde, size sadece yazmak kalıyor. Böylesine güçlü bir framework üzerinde web uygulaması geliştirmek için fazla neden saymaya gerek yok zaten.
# Çalışma ortamınız nasıldır ?
Gerek iyi çalışma koşulları, gerekse çok değerli iş arkadaşlarımolduğu için kendimi şanslı hissediyorum. Yazılım geliştirme gerçekten stresli bir iş, sorunlarla uğraşmak, çözüm üretme konusunda çekilen sıkıntılar, projeyi belirlenen dar tarih aralıklarında yetiştirmeye çalışmak… Ancak şu an çalıştığım ortam o kadar keyifli ve o kadar stresten uzak ki, en yoğun ve koşturmacalı mesailerimizi bile çalışma arkadaşlarımla güzel bir ortama dönüştürebiliyoruz.
# Eğitim amacıyla yaptığınız karşılıksız uğraşlar (seminerler,makaleler vb.) işinizi etkiliyor mu? Hangi yönde ?
İşimi olumsuz yönde etkilediğini söyleyemem. Zira mesai saatlerinde acil olmadıkça özel işlerimi ofis ortamına taşımamaya çalışıyorum. Ancak özel hayatımı etkilediği kesin. Zira günde ortalama 1 saatim bana gönderilen maillere cevap yazmakla geçiyor. Üstüne bazı zamanlarda makale ve blog yazıları hazırlamak, belirli aralıklarla düzenlediğim seminer ve webinerlere hazırlanmak akşamlarımı ve hafta sonlarımı alabiliyor. Ama ben bu işi severek yaptığım için ciddi bir sorun olmuyor. Diğer yandan özellikle yeni teknolojilerle ilgili seminerler düzenleyip ve makaleler yazdığım için yeni teknolojilere uzak kalmamış da oluyorum. Aslında işimi değil olumsuz, olumlu etkilediğini bile söyleyebilirim.
# Microsoft Sertifikalarına bakış açınız nedir ?
Microsoft sertifikaları gerek çalışanlar, gerekse kurumlar için oldukça önemli. Ancak sertifika sahibi olmak demek bu işin gerçekten ehli olduğunuz anlamına da gelmiyor. Sertifika ancak önemli projelerde çalışarak, kendinizi geliştirip tecrübeler kazandığınızda daha anlamlı hale geliyor.
# Açık Kaynak Kodlu yazılım geliştirme bakışınız nasıldır ?
Sonuçta paylaşmayı seven insanlarız, bilgimizi paylaştığımız gibi insanların ihtiyaçları olabilecek uygulamaları da açık kaynak kodlu hale getirerek paylaşmak her zaman desteklenmesi ve üzerinde kitlelerin uğraşması teşvik edilmesi gereken bir konu. Benim de son birkaç yıldır aklımda bazı projeler var belirli bir noktaya getirip açık kaynak olarak insanlara açmayı düşündüğüm, ancak günlük hayatın koşturmacası henüz o projelere başlamama izin vermedi.
# Yurtdışında çalışmayı düşünüyor musunuz ?
Yurtdışı kariyer ve maddi olanaklar anlamında belki de bizler için çok önemli bir fırsat. Ancak bugüne kadar yurtdışında çalışmak gibi bir planım hiç olmadı, olmaz gibi de duruyor. Eşimle, annemle, babamla, kısacası ailemle birlikte zaman geçirmek, doğup büyüdüğüm yerde olmak bana huzur veriyor. Ankara’da yüksek lisansa kabul edilmesine rağmen, bu fırsatı bırakıp İstanbul’a ailesi için dönen birisi sanırım yurtdışına da kolay kolay gitmez.
# Gelecek için Yazılımcı olmayı düşünen gençlere neler önerirsiniz?
Bu sektörde olmak isteyen ve henüz iş hayatına atılmamış bazı insanlar yazılımcı olmayı kendileri için tek hedef seçebiliyorlar. Ancak şunun farkında değiller; bu iş dışarıdan göründüğü kadar kolay değil! Bu işin ciddi zorlukları var. Teknik anlamda mantıksal ve matematiksel işlemlere yatkın olmak bunlardan biri. Ama bundan daha önemlisi bu işi gerçekten severek yapmak gerekiyor. Yazılımcı olmak gerektiğinde üç satır kod için sabahlamanızı gerektirebiliyor. Bu işi sevmeden, sabretmeden yapan birisi gelsin de o üç satırın başında yarım saat beklesin bakalımJ Diğer yandan bu işi seven ve yazılımcı olmak isteyen arkadaşlara tavsiyem bol bol kitap ve makale okumaları, boş zamanlarında bir işte çalışmıyorsalar bile ürettikleri fikirleri bir yazılım projesi haline dönüştürmeye çalışmaları. Ama fikirlerini yazılım projesine dönüştürmek için aceleci olmasınlar, oturup günlerce yapacakları projenin teknik detaylarını ve nasıl bir mimari üzerinde çalışacağını detaylarıyla düşünsünler. Bu onlara ciddi faydalar sağlayacaktır.
uğur umutluoğlu, asp net üye paneli tasarımı, uğur umutluoğlu e-kitap, uğur umutluoğlu twitter uygulaması
Benzer Konular:
Bence de cok guzel bir ropertaj!
Uğur UMUTLUOğLU gibi bir kişiyle yapmış olduğunuz röportaj çok başarılı ki onun başarılarını anlatmakla bitiremez insan ve çok beğeniyorum yapmış olduğu işleri gerçekten bu işte eli öpülecek ve takdir edilecek Kişilerin başında geliyor teşekkürler ceviz.net
bak bu röportajı tebrik ederim işte.
tebrikler
uğur abi senin gibi biri olmayı isterdim inşallah bnde okurum snn gbi mezun oluruum senin başarılarının devamını bekliyorum seni çok seviyorum